Cümlede Anlam
Cümle, yargı bildiren sözcük ya da söz öbeğidir. Bir sözün yargı bildirmesi, şahıs ve kip bildirecek biçimde çekimlenmesine bağlıdır. Bu özelliği gösteren tek bir sözcük cümle olabileceği gibi birbirini tamamlayan birçok sözcük de cümle özelliği gösterebilir. Yani “geliyorum”, “hastayım” sözleri de cümledir; “Dün seni okulun bahçesinde arkadaşlarınla gezerken görmüştüm.” de cümledir. Daha uzun cümleler de kurulabilir.
Bizim burada üzerinde duracağımız konu cümlenin yapısal özellikleri değil anlamlarıdır. Sınavlarda çıkan cümle anlamıyla ilgili soruları iki grupta değerlendirebiliriz. Birincisi cümlelerin anlamca eşleştirilmesi şeklindedir. Bir bilgi gerektirmeyen bu tür soruların çözümünde cümlelerin ifade ettiği anlamların iyi kavranması gerekir. Kimi zaman ise bu şekilde eşleştirme sorulmaz da cümlede anlatılmak istenenin ne olduğu, sözü edilen düşünceyle, hangi cümlenin aynı doğrultuda olduğu ya da sözü edilen düşünceyle hangi cümlenin çeliştiği sorulabilir
Bazı cümle anlamı soruları da cümle tamamlama biçiminde olabilir.
İkinci grup cümle anlamı soruları ise kavramlar ve duygularla ilgilidir. “Tanım, üslup, değerlendirme, öznellik, nesnellik, karşıtlık, eşitlik, karşılaştırma, önyargı, neden-sonuç, koşula bağlılık, beğenme…” sorulan kavram ve duygulardan bazılarıdır. Bunlardan önemli gördüklerimizi açıklayarak konuyu pekiştirelim.
TANIMLAMA
Bir şeyin ne olduğunu anlatan cümleler tanım cümleleridir. Bu tür cümleler “Bu nedir?” sorusuna cevap verir. Örneğin, “Sözcük, dilin anlamlı en küçük parçasıdır.” cümlesinde tanım yapılmıştır. Çünkü, “Sözcük nedir?” sorusuna cevap verir.
ÜSLUP
Sanatçının dili kullanma biçimi, anlatım şekli üslupla ilgilidir. Cümlelerin uzunluğu, kısalığı, sözcük seçimi, sanatlı ya da yalın oluş, sanatçının üslubunu ortaya koyar. Örneğin, “Sanatçı eserinde gerçekleri dile getirir.” cümlesi üslupla ilgili değildir. Çünkü anlatımdan söz edilmemiş. Ancak “Sanatçı, eserinde gerçekleri kısa, yalın cümlelerle dile getirmiş.” sözü üslupla ilgilidir.
KARŞILAŞTIRMA
Bir düşünceyi ya da kavramı daha anlaşılır hale getirmek için onu başka bir düşünce ya da kavramla herhangi bir yönden değerlendirmeye denir. Karşılaştırma, ortak ya da farklı yönlerden yapılabilir. Örneğin “Ahmet’in boyu Ali kadar uzundur.” cümlesinde Ahmet ve Ali boyları yönünden karşılaştırılmışlardır. “Ali, Ahmet’ten çalışkandır.” cümlesi de bir karşılaştırmadır. Karşılaştırma çalışkanlık yönünden yapılmış. “Ahmet gezmeyi çok sever, Ali ise ders çalışmayı tercih eder.” cümlesinde de karşılaştırma vardır. Ali ve Ahmet sevdikleri durumlar yönünden karşılaştırılmışlardır.
Karşılaştırmayla benzetmeyi karıştırmamalıyız. Karşılaştırmada üstünlük, aşağılık ya da aynı seviyede olmak gibi bir derecelendirme vardır. Benzetmede bu görülmez. “O aslan gibi bir delikanlıdır.” cümlesinde benzetme vardır. Ancak “O aslan kadar güçlüdür.” cümlesinde karşılaştırma vardır; çünkü birincisinde benzerlik, ikincisinde derecelendirme söz konusudur.
ÖZNELLİK VE NESNELLİK
Kimi yargıların kişiden kişiye değişen göreli bir yanı vardır. Bu yargıların doğru ya da yanlış olduğu kanıtlanamaz. Söyleyenin yorumunu içeren bu tür yargılara öznel yargılar denir. Örneğin “En beğenilen edebiyat türü romandır.” cümlesinde beğeni ifadesi, söyleyenin yorumuna bağlıdır ve bu yorum kişiden kişiye değişir.
Doğruluğu ya da yanlışlığı kişiden kişiye değişmeyen, kanıtlanabilir bir bilgi özelliği taşıyan ve söyleyenin yorumunu içermeyen yargılar ise nesneldir. Örneğin, “En çok satan romanlar aşk romanlarıdır.” cümlesi nesneldir. Çünkü satış rakamları incelenerek kanıtlanabilecek bir bilgi cümlesidir.
DEĞERLENDİRME
Bir sanat eserinin, sanatçının ya da herhangi bir durumun iyi ya da kötü yönlerini ortaya koymaya veya özelliklerini belirlemeye değerlendirme denir. Değerlendirmeler öznel ya da nesnel nitelik gösterebilir. Örneğin “Sanatçı şiirinde yabancı sözcüklere hiç yer vermemiş.” cümlesi nesnel bir değerlendirmedir. Ancak “Şiirde her insanı derinden etkileyen hayal alemlerine yer verilmiş.” cümlesi öznel bir değerlendirmedir.
Değerlendirme belli bir eser, kişi ya da durum üzerine yapılır ve genel kanı niteliği taşımaz.
KOŞULA BAĞLILIK
Bir eylemin ya da durumun gerçekleşebilmesi için önceden olması gereken başka bir durumun varlığı, koşula bağlılıktır. Örneğin “Sizinle gelirim, ama önce bu işi bitirmeme yardım ederseniz.” cümlesinde “gelme” eyleminin olması “yardım etme” eyleminin gerçekleşmesine bağlıdır. Koşul olarak ileri sürülen durum gerçekleşmezse sonuç olacak durum da gerçekleşmez. Cümledeki koşulu bulabilmek için yükleme “hangi şartla, hangi taktirde” gibi sorular sorulabilir.
NEDEN - SONUÇ
Bir eylemin hangi gerekçeyle ya da hangi nedenden dolayı yapıldığını bildiren cümlelerde neden-sonuç ilgisi vardır. Bunu bulmak için yükleme “niçin” sorusu sorulabilir. Bu tür sorularda neden-sonuç sorulabileceği gibi hangi gerekçeyle yapıldığı da sorulabilir.
Cümlede Anlam
(Testler - Sorular)
(Yanıtlar, soruların bitimindedir…)

1. Aşağıdaki yargılardan hangisinin nedeni belirtilmemiş?
A) Atamam kendimi denize, dünya güzel
B) Bir defasında beli incindi, nasıl olduysa oldu ayağı takılmış.
C) Çokçuklar bir şey anlamıyor, daha çok küçükler.
D) Yolculuk etmeyi oldum olası sevmiyorum.
E) Yorgunluktan koltukta uyuyakalmış.
2. I.Ben çevirilerimde metnin ruhunu taşıyabilmeyi esas alırım; zaten çeviri yapmak o edebi metni başka bir dilde yeniden yazmak değil midir?
II. Kimileri çeviriyi sözcüklerin sözlük karşılıklarını bulmakla karıştırıyor, o zaman da ortada edebi metin diye bir şey kalmıyor.
III. Çeviri yapmak en az bir eserin yazılma serüveni kadar zahmetli bir şey ve bence bir eserin altına yazarla çevirmenin adları yan yana yazılmalıdır.
IV. Çeviri yapmak elbette zahmetli bir iştir; ama bir esersin yazılma serüveniyle bu zahmet ne derece bir tutulabilir anlamıyorum.
V. Çeviri bir eseri çevirmenin kim olduğuna bakmadan kesinlikle satın almam ben;benim için eserin yazarının kim olduğu kadar önemlidir bu.
Yukarıdaki cümlelerden hangisi savunduğu düşünce bakımından diğerlerinden farklıdır?
A-I B-II C-III D-IV E-V
3. I.Kim ne derse desin ödüller yazarları nitelikli eserler ortaya koymaya sevk ediyor.
II. Ödüller bir yazar için hiçbir şeydir bence; ödül kurumları da gereksiz.
III. Ödüllerin kitapların satışını olumlu etkilediğini hiç kimse inkâr edemez
IV. Ödüller birçok eseri kitapçı vitrinlerinden okur kitaplıklarına taşıyor.
V. Ben ödüller için olsa da olur olmasa da diye düşünmüşümdür her zaman.
Yukarıda cümlelerden hangisi savunduğu düşünce bakımından birbirine en yakındır?
A- I ve III B- II ve V C- III ve IV D- IV ve III E- IV ve V
4. I.Şairin kullandığı bir sözcüğün, bir dizenin bile ne anlama geldiğini anlamak için onunla ilgili yazılmış ne varsa okuyorum.
II. Uzun yıllar yurt dışında kalmam, romanlarımda gurbetçi insanlarımızın sıkça yer bulmasına yol açtı.
III. Sinemanın geniş kitlelere hitap edebilmesi, onun herkese inebilen anlatım gücü ve çok yönlü bir sanat olmasından ileri gelir.
IV. Tiyatro, izleyicilerle yüz yüze iletişimi zorunlu kılan bir sanat olmasından dolayı bin yıllara direnmiş bir sanattır.
Yukarıdaki parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde neden-sonuç ilgisi yoktur?
A-I B-II C-III D-IV E-V
5- Aşağıdakilerden hangisi genel yargı cümlesi değildir?
A) İnsanlar hep birilerinin bir şeyleri değiştirmesini ister ama kendini her şeyin dışında tutar.
B) Adını hangi afişte görsem hemen girerdim sinemaya, büyük bir oyuncudur Türkan Şoray
C) Dünyayı güzellik kurtaracak ve bir insanı sevmekle başlayacak her şey.
D) “Heves Şiir-Eleştiri” dergisi, kuşku yok ki en deneysel dergisidir şiir dünyamızın.
E) Yayımlanan öykü kitabı sayısında geçen yıla göre büyük artış olacağı bekleniyor
6. Aşağıdakilerden hangisi anlamca olumsuz değildir?
A) Ne dersi dinleyip not aldın nede öğrenmek için okuyup yazdın.
B) Tekrar toplanılmayacak değildi, anlaşmaya varılamayan bazı konularda.
C) Yirmi birinci yüzyıla adım attığımız bu zamanda böyle öyküler yazılır mı?
D)Yirmi yıldır kesintisiz yayımlanan gergi bu ay gazete bayilerine gelmedi.
E)Yazarımızın rahatsızlığından dolayı bu sayıda ona yer veremiyoruz.
7. Aşağıdakilerden hangisinde yorum söz konusudur?
A)Orhan Veli, ilk şiirlerini lise yıllarında Varlıkta yayımlamış.
B)Ahmet Muhip Dranas, yayımlanan tek kitabıyla şiirimizin anıtlarındandır.
C)Kemal Özer, ilk kitabından sonra yedi yıl suskun kalmıştır.
D)Kitabın kapağında Abidin Dino”nun bir deseni kullanılmış.
E)Dergi son sayısını Can Yücel”le ilgili yazılara ayırmış.
8. Aşağıdakilerden hangisinde mecazlı bir söyleyiş yoktur?
A)El atına binen tez iner.
B)Ak koyunu gören içi dolu yağ sanır.
C)Gezen ayağa taş değer.
D)Şimşek çakmadan gök gürlemez.
E)Son pişmanlık fayda vermez.
9. Aşağıdaki cümlelerden hangisi duruluk ilkesine aykırıdır?
A)Sergiye gittim ve sergideki bütün resimleri uzun uzun ve hayranlıkla seyrettim.
B)Şairin yapıtında sözcükler, karikatüristin yapıtında ise çizgiler önemli unsurlardır.
C)Uzun bir aradan sonra Ankara”ya, o güzel şehre, bir iş görüşmesi için gideceğim.
D)Yusuf Atılgan”ın hikâyelerini de en az romanları kadar ilgiyle okudum.
E)Yazar, son kitabı Yaşam Bir Düş”te kendi yaşamından kesitler sunmuş.
10. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde doğrudan anlatım söz konusu değildir?
A)Aragon, o müthiş şiirinde “Mutlu aşk yok ki dünyada.” demiyor mu?
B)Cemal Süreya, “Ben neredeysem yalnızlığın başkenti orasıdır.” demiş.
C)Edip Cansever, kapalı şiirin olmadığını, şiire kapalı insanın olduğunu söyler.
D)Ülkü Tamer”in o güzel şiiri “Ben sana teşekkür ederim.” dizesiyle başlar.
E)Gülten Akım”ın dediği gibi “Ah, kimselerin vakti yok durup ince şeyler düşünmeye””
11. Aşağıdakilerden hangisinde “öznenin yaptığı işten etkilenen” öğe vurgulanmıştır?
A) Düşüncelerimin doğruluğunu ölçmekten yoksun kaldım artık.
B) Senden, öncekinden daha güzel bir resim çizmeni istiyorum şimdi.
C) İnsanın hangi mutluluğu hangi inancı sanatla sarmaş dolaş değildir?
D)Dağların arasından yavaş yavaş sizin köyünüze doğru yürüyorduk.
E) Adam, ekmeğini ayakkabıcılıkta kazanıyormuş o günden bu yana.
12. Aşağıdakilerden hangisi öznel bir tanım cümlesidir?
A) Üçgen, uç uca gelmiş üç doğru parçasını oluşturduğu, üç tepe noktası ve üç açısı olan geometrik biçimdir.
B) Antoloji, bir şairin, bir yazarın, bir dönemin bir türün”tipik metinlerin seçilip bir araya toplanmasıdır.
C)Fabl, insan özelliklerini hayvanlara aktararak yazılmış eğlenceli, ders verici veya hicvedici hikâyelerdir
D) Samimilik, bir insanın bir iş üzerine iyice düşündükten sonra canı pahasına da olsa savunmayı göze alarak ortaya çıkardığı kanısıdır.
E) Epigraf, bir metinin başına konmuş, genellikle edebi bir eserden alıntılanan sözler veya özdeyişlerdir.
13. I- Sporla uğraşanların sayısı her geçen yılla birlikte artmaktadır.
II- Leyla bir çöl ceylanı, saçları bahtından daha karadır.
III- Şiir, alışkanlıklara karşı bir başkaldırıştır.
IV- Yeryüzünde insandan daha değerli bir şey yoktur.
V- Denizlerin en kuytu mavisini sende tattım.
Yukarıdaki numaralanmış cümlelerden hangisi karşılaştırma bildirmez?
A) I B)II C)III D)IV E)V
14. Aşağıdaki atasözlerinden hangisi “bir işe girmeden önce her şeyin en ayrıntılı biçimde düşünülmesi gerektiğini” öğütler?
A)Bin merak, bir borç ödemez.
B) Bir musibet bin nasihatten iyidir.
C) Bin işçi, bir başçı.
D) Bin ölçüp, bir biçmeli.
E) Bir ağaçta gül de biter diken de.
15. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde üslubun önemi vurgulanmıştır?
A) İyi bir sanatçı, halkı eğitmek, halkı sanattan, anlar duruma getirmek gibi bir görev üstlenebilendir.
B) İyi bir sanatçı, anlattığı insanları kültürel birikimleri ve düşünceleri açısından iyi tanıyıp, kişiliklerini tanıyıp, kişiliklerini düğümlerini çözebilendir.
C) İyi bir sanatçı, geçmişle günümüzü birleştirerek yapıtını zenginleştirendir.
D) İyi bir sanatçı, bazı şeyleri söylemeyi seçtiği için değil, onları belli bir biçimde söylemeyi seçtiği için sanatçı olduğunun farkında olandır.
E) İyi bir sanatçı, dünden kalan değerleri tartan, bugünden yarına nelerin aktarılabileceğini anlayabilendir.
16. Aşağıdakilerden hangisi “sanatçı neyi anlatmış?”sorusunun cevabı olabilir?
A) Fuzuli, kasidesinde Hz Muhammed”i konu edinmiş.
B) Derinlikli, içten ve güzel dizeler yazmayı başarmış.
C) Ana motif olarak bütün şiir boyunca sudan yararlanmış.
D) Birçok edebi sanatı ustalıkla kullanmayı başarmış.
E) Hz Muhammed”e olan sevgisini ortaya koymuş.
17. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde aynı konuyla ilgili öznel ve nesnel yargı bir arada verilmiştir?
A) John Hurt ve Richard Burton un başrollerini oynadığı film George Orwell”ın 1984 adlı romanında uyarlanmış.
B) George Orwell”ın mirasçıları romanın filme çekilmesine senaryoyu çekimden önce görmek şartıyla izin vermişler.
C) Tüm teknik ekip büyük bir özveriyle, eserin büyüklüğüne layık bir film ortaya koymak için hummalı bir çalışma yürütmüş
D) Bazı sahneler için dev heykellerin yaptırıldığı filmde İngiltere”nin üç ayrı şehri mekân olarak kullanılmış.
E) Altı yılda tamamlanan ve önümüzdeki günlerde gösterime girecek olan film, sinemaseverlerce merakla bekleniyor.
18. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir ” öğüt” söz konusudur?
A) Bu defa baltayı taşa vurdular.
B) Verilmiş sadakanız varmış.
C) Sabreyle işine hayır gelsin başına.
D) Bu defa ipin ucunu kaçırdı.
E) Onunki göğe merdiven dayamak.
19. Aşağıdakilerin hangisinde bir “öneri” söz konusudur?
A) İyi bir öykü yazarı olmak öncelikle iyi bir öykü okuru olmayı gerektirir.
B) Kendinize iyi bir öykü kitaplığı oluşturmanız yazarlığınızı geliştirecektir.
C) Öykü, özellikle de kısa öykü, yaşamdaki ayrıntıları kaçırmamaktan geçer.
D) Bir bütündeki güzelliği oluşturan da ayrıntılar değil midir zaten?
E) Okumak, okumak yine okumak ve ayrıntıları kaçırmamak, öykü bu işte!
20. Aşağıdakilerden hangisinde karşılaştırma anlamı yoktur?
A) Divan edebiyatının insani duyguları ifade edecek genişlikten uzak olduğunu söyleyebiliriz.
B) Öykü dinleyicisinden, şiir okurundan ya da tiyatro izleyicisinden farklı olarak, roman okurunun, okurlarının en yalnızı olduğu söylenmiştir.
C) Sinema; müzik, edebiyat, resim gibi sanatların hemen hepsinden daha fazla ilgiyle karşılanmaktadır.
D) Tiyatronun anlaşılması diğer sanat dalları kadar zihni bir çaba gerektirmez.
E) Tevfik Fikret en az Victor Hugo kadar romantik ve gerçekçidir.
...Yanıtlar…
|
1) D
2) E
3) D
4) C
5) A
6) D
7) D
8) B
9) C
10) C |
11) D
12) D
13) B
14) D
15) D
16) A
17) E
18) C
19) B
20) A |